Pages

8 Aralık 2008 Pazartesi

BALKABAKLI PASTA


"Terzi kendi söküğünü dikemez" ve "Kasap et yemez" derler yaa, yalan onlar sakın inanmayın.. Dün akşam, bu sözlerin tamamen bir uydurmadan ibaret olduğunu ispatladım.. Girdim mutfağa ve kendi doğumgünü pastamı kendim yaptım, tek başıma kendim tattım.. (:

Evet bugün, yani 8 Aralık, benim doğum günüm ve doğumumdan 23 sene sonra da olsa değerim anlaşıldı.. Ve bugün tüm İslam alemi, benim gibi birini yarattığı için Allah'a şükranlarını sunmak için kurban kesiyorlar.. (:

Bayramınız mubarek olsun.. Allah kurban keseceklerin kurbanlarını kabul etsin ve tüm İslam alemine nice bayramlar görmeyi nasip etsin...


MALZEMELER:

Pandispanya için:

  • 6 yumurta
  • 230gr şeker
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 su bardağı elenmiş un
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket vanilya


Kreması için:
  • 250gr + 100gr kabak tatlısı
  • 1.5 paket süt kreması
  • 1/2 su bardağı şeker
  • 100gr ceviz
  • 1 tatlı kaşığı tereyağı
  • 1 paket premium vanilya 1 su bardağı su
  • 3 yemek kaşığı şeker

YAPILIŞI:

  1. Pandispanyanızı Çikolatalı Vişneli Pasta'mdaki tarife göre hazırlayın.
  2. Balkabaklı Kremayı hazırlamak için 250gr Kabak Tatlısını püre haline getirin. Bu arada ayrı bir kapta 1.5 paket süt kremasına, 1.5 su bardağı şekeri ilave edip kremanız kabarıp şanti kıvamına gelene kadar mikserleyin. Hazırladığınız bu kremanın 4-5 yemek kaşığı kadarını püre haline getirdiğiniz kabak tatlınıza ilave edin.
  3. Kalan süt kremanıza 1 paket premium vanilyayı ve tavla zarı büyüklüğünde doğradığınız kabak tatlısını ilave ederek, homojen bir görünüm kazanması için güzelce karıştırın.
  4. 4-5 parçaya ayırdığınız cevizlerinizi (çok ufak olmamalarına özen gösterin) 1 tatlı kaşığı tereyağında kavurun.
PASTANIN OLUŞTURULMASI:
  1. 3 dilime ayırdığınız pandispanyanın bir dilimi servis tabağına koyarak, 1 su bardağı su ve 3 yemek kaşığı ile hazırladığız şerbetle hafifçe ıslayın.
  2. Daha sonra hazırladığınız balkabaklı kremanın yarısını kekin üzerine yayın ve kremanızın üzerine kavrulmuş cevizlerin tamamını eşit şekilde dağıtın.
  3. Daha sonra 2. keki koyun ve kekinizi ısladıktan sonra hazırladığınız beyaz kremanızı kekin üzerine yayın ve kekin 3 dilimi de yerleştirerek hafifçe bastırın.
  4. Kekin son parçasını da çok hafif ıslatın ve kalan balkabaklı kremanız ile pastanızın üzerini ve çevresini kaplayın.
  5. Son olarak pastanızın üzerini dilediğiniz gibi süsleyerek servis yapın.

Afiyet olsun o zaman bana ve İyi doğmuşum, iyi ki var'ım...


26 Ağustos 2008 Salı

'TaKATa' Makarna

Yine yeni yeniden bir tarif ve yine yeni yeniden KAJU..! (=

MALZEMELER:
  • 1/3 paket makarna
  • 300 gr kemiksiz tavuk eti
  • 100 gr kaju
  • 1/2 su bardağı tahin
  • 1/2 su bardağı su
  • 3 yemek kaşığı sıvı yağ
  • tuz, pul biber
**Tarif 2 kişiliktir.

HAZIRLANIŞI:
  1. Makarnayı tuz ve 1 yemek kaşığı zeytinyağı ilave ettiğiniz suda haşlayın.
  2. Makarnanız haşlanırken 3 yemek kaşığı sıvıyağı bir tavaya koyup şerit halinde doğradığınız tavuk etlerini yüksek ateşte sote edin.
  3. Tavuk etlerini kızarmaya başlayınca kaju fıstıklarını da ilave edip 3-4 dakika kadar orta ateşte çevirin.
  4. Bu arada tahin ve suyu bir kapta karıştırarak dilediğiniz baharatlar ile tatlandırın.
  5. Tavuklarınız ve kaju fıstıklarınız kızardıktan sonra, hazırladığınız tahinli sosu ileve edip ocağın altını kapatın.
  6. Haşlanan makarnanızı süzdükten sonra, tarifinize adını veren TahinliKajuluTavuklarınızı da ilave ederek servis yapın.
Afiyet Olsun..

11 Temmuz 2008 Cuma

TİRAMİSU TART


Uzun suren sessizliğimi laptopumun arızalanmasına, mezuniyetime, yüksek lisans başvurularıma ve en önemlisi de 4 senenin yorgunluğunu atmak için kısa bir süreliğine yaptığım tatile bağlarsam, sanırım beni affedersiniz. (= Ama merak etmeyin, sessiz kaldığım süre boyunca boş durmadım; derslerden ve tez çalışmalarımdan vakit buldukça ve kendimi kötü hissettikçe bir nevi terapi ve dinlenme amacıyla mutfağa girdim, ve yine farklı tarifler deneyip hepsinin fotografları çektim, blogumda sizlerle paylaşabilmek için.

Denediğim yeni tariflere geçmeden önce, önceden yaptığım fakat bloguma koyma fırsatını bulamadığım bir tarifimi sizlerle paylaşamak istiyorum. Klasik tiramisu lezzetini tart hamuru kullanarak denedim. Kahveli lezzetleri seviyorsanız mutlaka siz de denemelisiniz.



HAZIRLANIŞI:

Tart hamurunu Hurmalı Kajulu Tart tarifimde olduğu gibi hazırlıyoruz, yalnız bu tart için hamura çekilmiş kaju değil sadece 1 yemek kaşığı türk kahvesi ilave ediyoruz. Tiramisunun kremasını da yine aynı tarifimdeki peynirli kremaya bir paket (90gr) beyaz çikolata ilave ederek hazırlıyoruz ve pişen tart hamurunu servis tabağına aldıktan sonra üzerine kremayı eşit bir şekilde yaydıktan sonra tartımızın üzerini kakao-türk kahvesi karışımı ile kaplıyoruz.

Afiyet Olsun..

1 Mayıs 2008 Perşembe

YEMEK ŞÖLENİ

Geçen sene Zühtüpaşa Lions Kulübü ve Sofra Dergisi işbirliği ile düzenlenen ve benim de birinci olduğum yemek yarışmasının ikincisi geçtiğimiz Çarşamba günü ( yani 23 Nisan’da, yani blogumun doğum gününde (: ) Bostancı Greenpark Otel’de düzenlendi. Göztepe Devlet Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Servisi’nin yapımı yararına düzenlenen yarışmada bu sene Yaş Pasta’lar yarıştı.
Sofra Dergisi'nin verdiği yarışma katılım kuponunu doldurarak tariflerini gönderenlerin arasında seçilen 10 finalist, sabahın erken saatlerinde Greenpark Otelin mutfağına girerek pastalarını hazırlamaya başladılar. Uzun süren hazırlama aşamasından sonra yarışmacıların tamamı mutfaktan birbirinden farklı ve lezzetli pastaları hazırlayarak çıktılar.


Şimdi siz tüm bunları nasıl bu kadar detaylı bildiğimi ve pastaların fotoğrafları nereden bulduğumu merak edeceksiniz, sizi daha fazla meraklandırmadan hemen açıklayayım. Bu seneki yarışmaya yine katıldım ben(:, ama bu sefer yarışmacı olarak değil, yarışmaya katılmaya hak kazanan bir arkadaşımı ve annemi desteklemek için katıldım. Aslında ben geçen sene çok eğlendiğim ve hoş vakit geçirdiğim bu etkinliğe “yarışma yakını” sıfatıyla katılmak istemediğim ve “yarışmacı” sıfatını kendime daha çok yakıştırdığım için bu sene yine başvurdum yarışmaya. (: Ama “Şampiyon olan takım, yeşil sahalardan çekilmeli, başkalarına şans vermeli” diyerek, kabul etmediler beni.

(Tabi ben yine dayanamayıp, annemin kepini başıma takıp, poz verdim objektiflere)

Neyse biz yarışmaya geri dönelim… İlk olarak mutfak çalışmalarından birkaç kare göstermek istiyorum. Gerçi elimde sadece annemin çalışmalarını gösteren fotoğraflar var ama sakın yanlış anlamayın, bu durum bizim bencillik yapmamızdan değil, organizasyonu düzenleyenlerden kaynaklanıyor. Organizasyonu düzenleyen ekip, geçen senenin aksine, nedenini anlayamadığım bir sebepten dolayı(!), mutfağa girip fotoğraf çekmemize izin vermediler. Bu sebepten dolayı da ablam sayılı fotoğraf çekme hakkını annemden yana kullanmış. (:

( Bu arada tüm azarlama ve engellemelere rağmen, bin bir zorlukla bu fotoğrafları çeken ablama teşekkürler. )

Ve yaklaşık 4 saat süren hazırlıklardan sonra tüm finalistler ellerinde pastaları, yüzlerinde başarmanın verdiği mutluluk ifadesiyle çıktılar mutfaktan ve bize hazırladıkları tarifleri ile poz verdiler.


Yarışmacılar pastalarının kısa bir tanıtımını yaptıktan sonra pastalarını tüm jüri üyelerine tek tek gösterip ilk puanlarını almaya başladır. Ödüllü aşçılardan ve ünlü sanatçılardan oluşan jüri tarifleri tadıp, tariflere “lezzet” puanlarını vermeye başlayınca tüm finalistlerin heyecanı artmaya başlamıştı. Bu heyecan durumu sadece bir finaliste yarışmanın başından sonuna aynıydı, hatta diğer finalistlerin aksine ondaki heyecan durumu giderek azalan bir parabol eğrisi gibi zaman geçtikçe “0” noktasına yaklaşıyordu. Çünkü emindi kendisinden, kesinlikle dereceye giremeyecekti. Lafı daha fazla uzatmadan hemen açıklayayım bu kişiyi: bahsi geçen kişi tabi ki ANNEM..! Zavallı kadın daha yarışmaya başlamadan elenmişti. Suçu geçen seneki birincinin annesi olmaktı ve o da bunun bedelini ağır ödedi. (: Tüm jüri üyeleri bu gerçeği göz önünde bulundurarak değerlendirdikleri için annemin tarifini, hak ettiği değeri bulamadı annemin pastası.

Yarışma sonunda jüri üyelerinden Yılmaz Morgül gelip: “5 numaralı tarifi, hani şu kurumeyveli olanı paketleyin, ben onu götüreceğim.” demesi ve Greenpark Oteli aşçılarının : “En güzel pastalardan biri İncirli-Hurmalı olandı.” yorumlarını yapmasına rağmen (: nedense dereceye girememişti annem.

Neyse yarışmanın tatsız yanlarını bir kenara bırakıp, dereceye giren pastaları açıklamadan önce, sizlere annemin ve arkadaşımın pastalarından bahsedeyim biraz.


Resimde gördüğünüz pastalardan sağdaki (yani 5 numaralı pasta) anneme ait. Hiçbir pastanede bulamayacağınız çok farklı ve orijinal bir tarif. Bu pastaya farklılık veren onun o çok lezzetli incirli -hurmalı kreması ve bu kremanın ceviz-krokan ve labne ile uyumu. Kuru meyvenin faydalarını bilen anneler, çocuklarına kuru meyve yedirebilmek için bu pastayı mutlaka evlerinde denemeli. Ama bunun için biraz sabırlı olmaları gerekecek, çünkü bu lezzetli ve faydalı pastanın tarifini, tüm detaylarıyla, ilerleyen günlerde blogumda yayınlayacağım.

Resimde görünen 3 numaralı tarif ise arkadaşım İlknur'a ait. Pastanın ismi de enaz kendi kadar orijinaldi - Porta-Chic Pastası. Porta-Chic Pastasının da hakkını yememek lazım, çünkü bu pasta uzun süren uğraşlar ve uykusuz gecen geceler sonunda ortaya çıktı. (: Tarifin ortaya çıkması geçici bir süre, yani İlknur'a finalist olduğu haberi gelene kadar, rahatlatmıştı onu . Ama İlknur'a finalist olduğu haberi geldiği zaman, ikinci sıkıntılı dönem başlamış oldu. İlknur haberin geldiği günden itibaren, hergün bir yandan bana laf sayarak (Kübraaa, yaktın benii!! -yarışmaya tarif yollamasını ben sölediğim için suçlu olmuştum) bu pastanın birçok farklı modelini denedi. Her seferinde yaptığı pasta, evdeki uzman juri tarafından değerlendirildi, eksik yönleri söylendi ve pasta tam anlamıyla beğeni toplayana kadar bu pastanın yapımına devam edildi. Ve böylece resimde gördüğünüz pasta ortaya çıkmış oldu. Bu arada, bir önceki cümlede bahsi geçen uzman kişi Sayın Hasan Tayyip Altuncu'dur. Kendisi İlknur'un abisi olmakla birlikte, işinin ehli olan bir kahve gurmesidir. (:

Ve en sonunda geldik dereceye giren pastalarımıza. Resimde gördüğünüz pasta yarışmanın birincisi olan Süreyya Mecit'e ait. Süreyya Hanım, tart hamurunun içersine tahinli-cevizli bir krema koyup, üzerini de çikolatalı kreplere sardığı muzlarla süslemişti pastasının. Aslında her ne kadar bu tarif Yaş Pasta'dan çok Tart kategorisine girse de, Türk Damak tadına uygun ve lezzetli bir tarifti.

Finalistlerden Selin Turgut yukarıdaki resimde gördüğünüz "Çocuk ve Bahar" isimli pastasıyla yarışmanın ikincisi oldu. Bu pastadan tadamadığım ve de dilimlenmiş halini göremediğim için pastanın içeriği konusunda herhangi bir yorum yapamıyorum. Ama son derece profesyonel görünüme sahip olan bu pasta için, yüksek lisans öğrencisi olan Selin Turgut'u tebrik ediyor, eğitim hayatında başarılar diliyorum.

Üçüncü olan pastamız ise başkentimizden gelen ve Gazi Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışan Ülkü Bayhan'a aitti. Ülkü Hanım, hazırladığı pandispanyaya marmelat sürerek rulo şeklini verdikten sonra dilimleyip derin bir borcamın kenarlarına ve tabanına güzelce yerleştiridikten sonra, hazırladığı panna cotta ile borcamı tamamen doldurup pastanın donması için bir süre bu şekilde buzdolabında bekletmiş. Daha sonra da servis yapacağı düz bir tabağa, borcamı ters çevirerek pastasını çıkarmış ve bu güzel görünümü elde etmiş.

Dereceye giren tüm finalistleri burdan bir kez daha tebrik ediyor ve yarışmaya katılan diğer 5 finalistimizin hazırladığı pastaların fotograflarıyla size şimdilik veda ediyorum..

18 Nisan 2008 Cuma

PATATES SALATASI

Herkesin bildiği ve sevdiği salata türlerindn biridir, Patates Salatası. Ama sevilen herşey gibi onu da karşınızda sürekli aynı formatta görmek bir süre sonra ona karşı hissettiklerinizi değiştirebilir. Kısacası sevginin sürekliliği için, orjinaline sadık kalacak şekilde, sevdiği şeyin arada sırada ufak değişiklik yapmasını ya da kendisini geliştirip eskisiden daha farklı bir şekilde karşına çıkması bekler insanoğlu. (: YamanMutfak olarak çok sevilen bu geleneksel salatamızı, ana malzemesine sadık kalarak, biraz farklılaştırdım. Tadı hem salatayı hem de böreği andırması sebebiyle çokta beğeni topladım, umarım sizde bu pratik tarifi dener ve beğenirsiniz.. (Tarif o kadar basit o kadar pratik ki ESRA bile yaptı, üstelik söylediğine göre o da çok alkış almış bu tarifle (: )

Bu arada unutmadan tarif benden, ama fotograflar Esra'dan.. Her ne kadar Esra'nın yaptığı salatanın tadına bakamasam da benim öğrencim olduğu için mutaka başarılı olmuştur. (:

Fotograflar için teşekürler ESRA.. (:

MALZEMLER:
  • 1/2 kg patates
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 demet dereotu
  • 1'er su bardağı haşlanmış bezelye, havuç ve mısır (veya işin kolayına kaçmak isterseniz 1 paket büyük boy garnitür de kullanabilirsiniz.)
  • 100 gr kaşar peyniri

HAZIRLANIŞI:

  1. Patatesleri derince bir tencerenin içine alıp, üzerine kaynar su ve 1 yemek kaşığı sirke ilave ederek haşlayın. (Eklediğiniz sirke patateslerinizin hem daha sarı olmasını hem de daha çabuk haşlanmasını sağlayacaktır.)
  2. Haşlanan patateslerinizi püre haline getirip teflon bir tavaya alın. Tereyağını ve sütü ilave edip, patatesler eklediğiniz sütü çekene kadar 4-5 dakika boyunca ocakta tutun. (Tabi bu arada tencerenin dibinin tutmaması için sürekli karıştırın .)
  3. İnce ince kıydığınız dereotunu fırın kabınızın tabanına güzelce yayın.
  4. Daha sonra patates pürenizi de fırın kabınıza eşit şekilde dağıtın.
  5. Patateslerinize ayrı bir kapta karıştırdığınız haşlanmış havuç, bezelye ve mısırı ilave edin, üzerine rendelediğiniz kaşar peyniri de koyup, servis yapmadan 10dk önce fırınlayın. (Fırınlama aşamasında, amaç sadece kaşarları eritmek olduğu için, fırınınızın ızagara ayarını kullanın.)
  6. Fırından aldıktan sonra kare şeklinde dlimleyerek servis yapın.


Afiyet Olsun..

29 Mart 2008 Cumartesi

MUZ REÇELİ


Eğer siz de benim gibi muzu meyve olarak tüketemiyor fakat muzlu tatlıları seviyorsanız, besleyici değeri çok yüksek olan bu reçeli mutlaka denemelisiniz...

** Nutella'dan sonra beni kendine bağlayan ve "Once you pop, you can't stop" sloganına uyan sayılı lezzetlerden biri olan bu reçele dikkat. Aroması ve hafifliği sizin farkında olmadan tüm kavanozu bitirmenize neden olabilir... (:

MALZEMELER:
  • 2kg muz
  • 1kg şeker
  • 1 paket vanilya (mümkünse Premium olanından)
  • limon
YAPILIŞI:
  1. Muzların kabuklarını soyup, ince ince dilimleyin.
  2. Şekeri ve vanilyayı katıp, yavaşça muzları ezmeden karıştırın.
  3. Şekerli karışımı 1 saat kadar bekletip, muzların şekeri ve vanilya aromasını çekmesini sağlayın. Ardından büyükçe bir tencerede pişirin.
  4. Son olarak yarım limonun suyunu ilave edip 5 dakika boyunca iyice kaynatın ve kavanozlara koyup soğumaya bırakın.

21 Mart 2008 Cuma

AYÇÖREĞİ


- Ayçöreğini sevemeyen var mı?????

- .....
- Yok mu..?? Peki, bu lezzetli çörekleri gönül rahatlığıyla alıp tüketebilen var mı??
- .....
- Yok mu..?? Peki, ayçöreğini evde yapıp güvenerek tüketmek istemeyen var mı?
- .....
- Yok mu..?? O zaman haydi mutfağa..
** Ben yine dayanamadım ve klasik bir lezzet olan ayçöreğine Kübra farklıyla yaklaştım. Sonuç benim ve tadanların hoşuna gitti, umarım siz de bu tarifi dener ve beğenirsiniz...

MALZEMELER:

Hamur için:
  • 250 gr tereyağı
  • 2 su bardağı pudra şekeri
  • 100ml ılık süt
  • 1 paket toz maya
  • aldığı kadar un

İçi için:

  • 2 su bardağı ayva marmelatı
  • 1 su bardağı dövülmüş ceviz
  • 1 su bardağı kuru üzüm

YAPILIŞI:

  1. Pudra şekerini tereyağı ile birlikte, şeker eriyip krema kıvamı alıncaya kadar mikserleyin.
  2. Krema kıvamına gelen tereyağı-şeker karışımına sütü, toz mayayı ve unu eleyerek ilave edin. Hamurunuz kulak memesi kıvamına gelince, üzerini nemli bir bez ile örtün ve şekil vermeden önce 1-1,5 saat kadar dinlendirin.
  3. Hamurunuz dinlenirken iç harcınızı hazırlayın. Ayva marmelatını, cevizi ve kuru üzümü güzelce karıştırın. Dilerseniz bu iç harca tarçın ya da hindistan cevizi katarak tatlandırabilirsiniz.
  4. Dinlenmiş hamurunuzdan mandalina büyüklüğünde bezeler hazırlayaın. Daha sonra bir çay kaşığı yardımı ile tereyağı sürerek açın.

İç harcınızı hamurun üzerine güzelce yayıp, rulo şeklinde sarıktan sonra ay sekli verin. Hazırladığınız çöreklerin üzerine yumurta sarısı sürüp, susam ve hinditan cevizi serpin ve 170 derecede pişirin.

Şekil verme aşamasını kısaca özetlemek gerekirse (:

12 Mart 2008 Çarşamba

İNCİRLİ-ÇİKOLATALI MUFFİN


MALZEMELER:
  • 2 yumurta
  • 1.5 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı süt
  • 100 gr eritilmiş tereyağı
  • 250gr un
  • 1 çay bardağı damla çikolata
  • 1 su bardağı doğranmış kuru incir
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket şekerli vanilin

YAPILIŞI:

  1. Yumurtaları şekerle birlikte derin bir kaba alın ve şeker eriyip krema kıvamını alana kadar mikserleyin.
  2. Karışım beyazlaşıp krema kıvamı aldıktan sonra tereyağını ve sütü ilave edip tahta bir kaşık ile yavaş yavaş karıştırın.
  3. Elde ettiğiniz bu sıvı karışıma unu, kartma tozunu ve şekerli vanilini eleyerek ilave edin.
  4. Son olarak ayrı bir kapta bir miktar unla karıştırdığınız damla çikolataları ve kuru incirleri de ilave edin, ve güzelce karıştırın.
  5. Kekinizi muffin kağıdı yerleştirdiğiniz kalıplarınıza eşit miktarda dağıtın ve 170 derecede pişirin.

Afiyet Olsun..

** Eğer muffin kalıplarınız yoksa, muffin kağıtlarına uygun ısıya dayanıklı kaseleri de kullanabilirsiniz.
** Karışımı paylaştırırken kalıplarınız 2/3'sine gelecek kadar koyun, daha fazla ya da az koyarsaız muffinleriniz kabarmayabilir.

21 Şubat 2008 Perşembe

KAKAOLU KALPLİ KURABİYE


MALZEMELER:
  • 300gr tuzsuz tereyağı veya margarin
  • 500gr un
  • 150gr pudra şekeri
  • 100gr toz fındık
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 2 yemek kaşığı kakao

YAPILIŞI:

  1. Oda sıcaklığındaki tereyağını pudra şekeri ile birlikte bir kaba alın ve şeker eriyene kadar mikserleyin.
  2. Hazırladığınız tereyağı-şeker karışıma önce toz fındığı daha sonra unu, kabarta tozunu, ve kakaoyu eleyerek ilave edin.
  3. Hamuru bir saat kadar buzdolabında dinlendirdikten sonra, elle koparıp uzun şeritler halinde hazırladığınız hamurlara kalp şeklini vererek 170 derecede pişirin.

Afiyet Olsun..

15 Şubat 2008 Cuma

İLK WORKSHOP ÇALIŞMAM..

Daha önceden de belirttiğim gibi bir kişiye verilebilecek en güzel hediye, onun için özel olarak sizin emeğinizle hazırlanan hediyedir. Yani, bir hediyenin özel ve güzel olması için; o hediyeye 'zamanınızdan ve paranızdan' daha farklı birşeyler katmalısınız, hele bir de o hediye sizin için çok özel ve değerli olan bir insan için hazırlanıyorsa, daha da özel olmalıdır o hediye...

Benim gibi düşünen 3 arkadaşımla beraber, kalbe giden yolun mideden geçtiğini de bildiğimiz için(: 14 Şubat Sevgililer Günü'nde Keyveni Catering'in düzenlediği "Aşkın Lezzetleri" kursuna katıldık ve sevdiklerimiz için Keyveni Catering'in Sevgililer Günü için oluşturduğu menüyü hazırladık. Keyveni Catering'in Sevgililer Günü Menüsünde 'Kalpli Kakaolu Kurabiye', 'Kalpli Marmelatlı Kurabiye' ve 'Aşk Pastası' vardı. Keyveni Catering'in 2 ustasının da yardımıyla tüm tarifleri en güzel şekilde hazırladık ve sevdiklerimizle paylaşmak üzere paketleyip, evlerimize getirdik.


Kurabiyelerin hamurunun yoğurulmasında, şekil verilmesinde ve pişirilmesinde bize yardım eden Kadir Usta'ya, Aşk Pastası'nın hazırlanışını bize uygulamalı olarak gösteren Gazi Usta'ya ve en önemlisi de Catering sektöründe önemli bir yer tutan, Keyveni Catering'e düzenlemiş olduğu bu ücretsiz kurs için teşekkür ediyor ve bu tarz ücretsiz aktivitelerinin artarak devam etmesini diliyorum.

Yaptığımız pastanın ve tüm kurabiyelerin tariflerini önümüzde günlerde ekleyeceğim...

10 Şubat 2008 Pazar

AŞURE


Türk mutfağının en eski tatlılarının başında gelen aşure, bilinenin aksine sadece Muharrem ayında değil, evdeki bereketi artırması için sık sık pişirilirmiş anadolu evlerinde. Ayrıca anadolu insanı evlenmemiş kızı olanın aşure yapması gerektiğine inanırmış. Çünkü onlara göre aşurenin amacı ‘evlenecek kızım var’ mesajını vermekmiş. Bu yüzden anneler aşureleri yapar, ama dağıtma işini her zaman evin genç kızına bırakırlarmış, böylece evin genç kızı aşure dağıtırken bir nevi görücüye çıkarmış.


Bizim evde de geleneğin aksine evin kızları aşureyi yapar; anne ise güzelce giyinir, süslenir ve aşureyi dağıtır. Bu sistem yaklaşık 4 senedir böyle işliyor ama malesef hala evde bizim 'genç kız!', sizin anlayacağınız aşure dağıtması işe yaramadı, malesef hala görücüsü çıkmadı bizim 'genç kızın' . (:



MALZEMELER:

  • 2 su bardağı aşurelik buğday
  • 1/2 su bardağı pirinç
  • 1 su bardağı kuru fasulye
  • 1 su bardağı nohut
  • 300 gr kuru üzüm
  • 300 gr kuru kayısı
  • 300 gr kuru incir
  • 1 çay bardağı elma kurusu
  • 1 su bardağı hurma
  • 4 su bardağı şeker
  • 2 adet portakal
  • 1 çay bardağı süt
  • 1/2 çay bardağı gül suyu
  • reçel ya da bal
  • 1 çay kaşığı tuz

YAPILIŞI:


  1. Geceden ıslatılan buğdayı pirinçle beraber aşureyi yapacağınız tencereye alıp üzerine su ilave edin ve buğday tamamen yumuşayıncaya kadar, 1-1.5 saat kısık ateşte kaynatın.
  2. Buğdayın haşlanmasını beklerken fasulyeyi ve nohutu da ayrı ayrı haşlayın. (Fasulye ve nohutu da şişmesi için bir gece suda bekletin)
  3. Buğday tamamen piştikte sonra haşlanmış fasulye ve nohutu ekleyin. Suyu yeterli gelmezse biraz daha su ilave edin. Buğdayın baklagillerle özleşmesi için bir süre daha kaynatmaya devam edin.
  4. Daha sonra doğranmış kuru meyveleri, rendelenmiş portakal kabuğunu, portakal suyunu ve sütü ilave edip, kaynatmaya devam edin.
  5. Kuru meyvelerle birlikte 20 dakika kadar kaynattıktan sonra şekeri, tuzu ve yarım çay bardağı gül suyunu ilave edin.
  6. Son olarak aşurenize renk ve farklı tat vermek isterseniz 3-4 yemek kaşığı reçel (vişne, kayısı, ayva, vb.) ya da 40 çeşit malzemeyi tamamlamak için 1-2 yemek kaşığı bal ilave edip, ocaktan alın.
  7. Aşurenizi servis yapacağınız kâselere paylaştırın. Biraz soğuyup üzeri kaymak tutunca biraz tarçın serpiştirip dilediğiniz kuruyemiş çeşitleri ve narla süsleyin.



Afiyet Olsun..


28 Ocak 2008 Pazartesi

ÇİKOLATALI VİŞNELİ PASTA


Tez çalışmaları, uzun süren final dönemi ve hazırlamam gereken projeler mutfak çalışmalarına bir süreliğine ara vermeme neden oldu. Ama en sonunda, geçtiğimiz cuma günü son final sınavımı da vererek kurtuldum hepsinden. Bu yoğun temponun yorgunluğunu üstümden atar atmaz da ilk iş olarak hemen bloğumla ilgilenmeye başladım. Fakat, yeni deneyimlerime geçmeden önce, daha önceden yaptığım fakat bloğumda yayınlamaya fırsatı bulamadığım tariflerime öncelik vermek istedim.

*Bu resimde gördüğünüz pastanın önemi benim için farklıdır, çünkü bu pasta arkadaşlarım için yaptığım ve onlardan geçer not aldığım ilk tarifimdir.. (:

MALZEMELER:

Pandispanya için:
  • 6 yumurta (sarıları beyazla ayrı ayrı kaplara koyun)
  • 1 cup şeker (Kahve kupasıyla ölçebilirsiniz, yaklaşık 230 gr şeker)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 su bardağı elenmiş un
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket vanilya
Kreması için:
  • 500ml süt
  • 1 su bardağı şeker
  • 4 yumurta sarısı
  • 2 yemek kaşığı nişasta + 2 yemek kaşığı pirinç unu
  • 1 paket vanilya
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket bitter çikolata
  • 1 paket krem şanti
Diğer malzemeler:
Pasta ara katları için
  • 2 su bardağı dondurulmuş vişne
  • 4 yemek kaşığı damla çikolata
Keki ıslatmak için
  • 1 su bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı kakao
  • 3 yemek kaşığı şeker


YAPILIŞI:

  • İlk olarak pandispanyamızı yapmaya başlıyoruz.
Yumurtaların sarılarını çok az tuzla çırpın. Şekerin yarısını yavaş yavaş ilave ederek iyice kabarana kadar çırpın. Sıvıyağı ve elediğiniz kakaoyu ekleyin. Ayrı bir kapta yumurta beyazlarını kalan şekerle kar haline gelene kadar çırpın. Ardından bu kar haline gelmiş yumurta beyazlarını sarılarına katın ve tahta kaşıkla karıştırın. En son elenmiş un va vanilyayı katıp iyice karıştırın. Yuvarlak yağlanmış düz bir kek kalıbına koyup 180C'de 20-25 dk pişirin.
  • Pandispanyamız pişerken kremamızı hazırlamaya başlıyoruz.
Sütün 1/4'ünü ayırın ve kalanını şekerin yarısı ile birlikte tencereye koyun ve kaynamaya bırakın. Ayrı bir kapta ayırdığınız sütü, kakaoyu, mısır nişastasını ve pirinç ununu karıştırın daha sonra bu karışıma yumurta sarılarını ve kalan şekeri ilave edip, karışım özleşene kadar karıştırın. Süt-şeker karışımı kayanamaya başlayınca, karışımdan bir kepçe alıp yumurtalı karışıma ilave edin (bunu yapmaktaki amaç iki karışıma aynı sıcaklığa getirmek ve yumurta sarılarının pişmesini engellemek) ve daha sonra yumurtalı karışımı kaynayan süte ilave edin. Bir süre kaynattıktan sonra ocaktan alın. Kremanın ilk sıcağı çıktıktan sonra vanilyayı edip mikserle karıştırın.

Kremanın soğumasını beklerken derince bir kaba su koyun ve kaynamaya bırakın. Başka bir kaba 1 paket bitter çikolatayı parçalayarak koyun ve bu çikolatalı kabı diğer su dolu kabın üzerine koyun ve çikolataların eriyene kadar bekletin. Yalnız bu işlemi uygularken çikolatalı kabın suya değmemesine özen gösterin, çikolatalar kaynayan suyun buharında suya değmeden erimeli. Çikolatayı da hazırladıktan sonra, krem şantiyi de 1 çay bardağı çok soğuk süt kullanarak hazırlayın. Krem şantinin yarısını ve erimiş çikolatanın tamamını soğumuş olan kremaya ilave edip mikserleyin.

  • Pandispanyayı ve kremayı hazırladıktan sonra pastamızı oluşturmaya başlıyoruz.
Keki ıslatmak için 1 su bardağı suyu, 3 yemek kaşığı şekeri ve 1 tatlı kaşığı kakaoyu karıştırıp ıslatma suyunu hazırlayın. Hazırladığınız bu karışımla kekin alt katını ıslatıp, kremanın 1/3'ünü kekin üzerine yayın, daha sonra kremanın üzerine de vişnelerin ve damla çikolataların yarısını güzelce serpiştirin. ilk kekin işlemi bittikten sonra 2. keki koyup tekrar aynı işlemi tekrarlayın. 3. keki de koyduktan sonra pastanın üzerini ve yanlarını kalan kremayla güzelce kaplayın. Kremayla kaplama bittikten sonra pürüzsüz bir görüntü sağlamak için kalan krem şantiyi ince bir kat şeklinde sürün ve pastanızı dilediğiniz şekilde süsleyin. Ben krem şantimi hazırlarken süt yerine 1 çay bardağı vişne suyu kullandığım için renkli bir santi elde ettim. Siz de krem şantinize renk vermek isterseniz vişne suyu ya da gıda boyası kullanabilirsiniz.