Pages

27 Eylül 2007 Perşembe

ÇİKOLATALI TART


MALZEMELER:

Tart hamuru:
  • 100gr tereyağı
  • 1.5 su bardağı un
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 yumurta
Kreması için:
  • 2 poşet krem şanti
  • 1 çay bardağı soğuk süt
  • 1 paket (80gr) bitter çikolata
  • 1 çorba kaşığı bal (bitter çikolatanın acısını kırmak için)
Üzeri için:
  • Dilimlenmiş muz ve çilek
  • 3 çorba kaşığı bal
HAZIRLANIŞI:

İlk olarak tart hamurumuzu hazırlayalım. Unu ve pudra şekerini hamur yoğurma kabına eleyelim daha sonra oda sıcaklığındaki tereyağını ufak ufak kesip ilave edelim ve tereyağı eriyip hamur kendini toparlamaya başlayıncaya kadar yoğuralım. Hamur toparlanmaya başlayınca yumurtamızı da ilave edip, hamurumuz pürüzsüz bir hale gelinceye kadar yoğuralım ve hamurumuzu kullanmadan önce buzdolabında enaz yarım saat dinlendirelim.

Dinlenmiş hamurumuzu unlanış tezgahta, merdaneyle açalım. Eğer sizde benim gibi ufak porsiyonluk kalıplar kullanacaksanız, açılmış hamurdan bir su bardağı yardımıyla yuvarlak parçalar çıkarın ama büyük kalıpta yapacaksanız hamurunuzu bu şekilde yağlanmış tart kalıbına yayın. Çıkardığımız yuvarlak parçaları porsiyonluk kalıplarımıza yerleştiriyoruz. Daha sonra hamurumuzun kabarmasını engellemek için, çatalla hamurumuzun üzerinde delikler açıyoruz ve ısıtılmış fırında (180 derece) yaklaşık 30-35 dakika pişiriyoruz.

Tart hamurumuz pişerken, kremamızı hazırlamaya başlıyoruz. Aslında bu tarz çikolatalı tariflerde genellikle hazır krema kullanılır ama ben bu bu sefer bir değişiklik yapıp krem şanti kullanmayı tercih ettim. Ama krem şantiyi hazırlamak için 2 poşet şanti ve 1 çay bardağı çok soğuk süt kullandığım için hazır krema kadar yoğun bir krem şanti elde edebildim. Bu şekilde hazırladığımız şantimize, eritilmiş çikolatamızı ve 1 çorba kaşığı balımızı da ilave ettikten sonra güzelce karıştırıyoruz.

Pişen tartlarımızın içine bu hazırladığımız kremamızından eşit şekilde paylaştırıp muz dilimleri ve çileklerle süslüyoruz. Ve muzların kararmasını önlemek için, tavada ısıttığımız 3 çorba kaşığı balımızı muzların ve çileklerin üzerine sürüyoruz. Bu aşamada bal yerine jöle de kullanabilirdik, ama ben jölenin tadını beğenmediğim için daha doğrusu kullanıldığı tariflere lezzet katmadığını düşündüğüm için bal kullanmayı tercih ettim. Tabi bu tercihim de muzun balla olan muhteşem uyumu da büyük rol oynadı. (:

Tartlarınızı 1-2 saat kadar buzdolabında beklettikten sonra, iftar sonrası çayınızla birlikte (belki de dondurma eşliğinde (: ) tüketebilirsiniz...

Afiyet Olsun...

24 Eylül 2007 Pazartesi

YOĞURTLU PATLICAN SALATASI


Izgara etin ya da tavuğun yanına en çok yakışan bu yüzden de yazın vazgeçilmez salatalardan biridir Yoğurtlu Patlıcan Salatası. O kadar vazgeçilmezdir ki, kışın da mahrum kalınmasın diye bu güzel lezzetten, mutlaka yazdan közlenip dondurucuya kaldırılır bizim ev gibi sevilerek tüketilen evlerde. (:

MALZEMELER:
  • 4 adet patlıcan
  • 2 su bardağı süzme yoğurt
  • 3-4 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı zeytin yağı
  • tuz, pulbiber
YAPILIŞI:

Patlıcanları fırın tepsinine koyup fırında közlüyoruz. Közlenen patlıcanları soyup ince ince doğrayıp, dövülmüş sarmısakları ve tuzunu ilave ediyoruz. Daha sonra çatalla krema kıvamı alana kadar eziyoruz. Patlıcanlarımız iyice ezildikten sonra süzme yoğurdunu ilave edip güzelce karıştırıyoruz ve yoğurtlu patlıcanımızı servis yapacağımız tabağa alıyoruz. Servise sunmadan önce pul biberi 2 yemek kaşığı zeytin yağında yakıp, salatamızın üzerine gezdiyoruz.

Afiyet Olsun..

* Közlenen patlıcanlardan akan suyun tepsinizde kömürleşmesini engellemek için, patlıcanları fırın tepsisine almadan önce mutlaka tepsinizi alüminyum folyo ile kaplayın.

21 Eylül 2007 Cuma

TAHİNLİ PASTA

Uzun bir aradan sonra en sevdiğim sanat dalı olan pastacılığa geri döndüm. Amaç yine en son yaptığım pastanınkiyle aynıydı: Hediye masrafından kurtulmak (: Bu sefer de ablama doğum günü hediyesi olarak pasta yaptım.. Gerçi bundan sonrada artık doğum günlerinde pasta yapmam heralde, çünkü artık doğum günleri kutlanacak günler değil...

Çocukken büyümenin verdiği mutlulukla kutluyorduk doğum günlerini ve her mum üfleyişimizde çabuk çabuk büyümeyi diliyorduk ama şimdi yıllar geçmesin, enazından biri bu yılları durdursun diye değiştirdik doğum günü dileklerimizi.. Gerçi artık pastalara mum da koyamıyoruz çünkü pastanın üzerindeki mumları bir nefeste söndürebileceğimiz bir yaşı kutlamıyoruz.. Bu sölediklerimde abartı yok dimi abla?? Sonuçta çeyrek asrı devirmene sadece 1 kaldı (: Neyse daha fazla uzatmadan pastamı anlatmaya geçeyim ben.. (:

Bu arada, her ne kadar doğum gününün üzerinden 11 gün geçmiş olsa da Doğum Günün Kutlu Olsun Abla'm..


MALZEMELER:
  • 1 adet sade Pandispanya
  • Tahinli Krema
  • Kek katlarını ıslamak için 1/2 su bardağı şekerli su
  • Dövülmüş ceviz
  • Damla çikolata
  • üzeri için kakao ve isteğe göre meyve
YAPILIŞI:

Pandispanya olarak ben Meyveli Pasta tarifimdeki pandispanyayı kullandım. Ama sade pandispanya yapmak istediğim için kakao eklemedim. (Tabi kakao eklemediğim için de un miktarını artırdım yani 3 çorba kaşığı kakao yerine, 3 çorba kaşığı daha un ilave ettim - kısacası toplamda 2 su bardağı + 3 yemek kaşığı un kullandım-) ve pandispanyayı 2 parçaya böldüm.

Kreması için de Ödüllü Tart'ımın kremasını biraz değiştirip kullandım. Bu Pastanın kremasına Labne yerine, 1 çorba kaşığı balla tatlandırdığım 1 su bardağı tahini pişen kremaya ilave edip, mikserle krema tahinle iyice özleşene kadar karıştırdım.

Kremanın ılınması bekledikten sonra pastamınızı oluşturmaya başlayın. İlk olarak kekin bir katını servis tabağına alın ve şekerli suyla ıslayın.Kremanın yarısını kekin üzerine güzelce yaydıktan sonra dövülmüş ceviz parçalarını ve damla çikolatalarını da koyun. Daha sonra kekin ikinci kısmını da koyup yine ıslayın ve kalan kremayı yanlardan akıp pastanızın çevresini tamamen kapatacak şekilde yayın. Pastanın üzerine kakao eledikten sonra istediğiniz mevsim meyveleriyle süsleyin.



19 Eylül 2007 Çarşamba

PATLICANLI ETLİ GÜVEÇ


Fırında pişen yemekler zahmetli olur biraz, ama enaz zahmetli oldukları kadar da lezzetli olurlar, hele bir de toprak güveç kullanırsanız.. (: Fırında pişen yemekleri çok sevdiğim için bu porsiyonluk kapları çok sık kullanıyorum ve şuana kadar beni hiç hüsrana uğratmadılar.. Bu porsiyonluk güveç kapları davet sofraları için de çok kullanışlı oluyor, bence siz de iftar davetleriniz için kesinlikle kullanmalısınız..

MALZEMELER:
  • 500 gr kuşbaşı dogranmış dana eti
  • 1 paket (500gr) arpacık soğan
  • 3 patlıcan
  • 4-5 tane etli yeşil biber
  • 2-3 tane domates
  • 2 yemek kaşığı salça
  • Zeytinyağı
  • Baharatlar (tuz, kekik, pulbiber, karabiber,...)
YAPILIŞI:
  1. Patlıcanları alacalı soyun ve küp şeklinde doğrayıp üzerine biraz tuz serperek acısı çıkana kadar bekletin.
  2. Patlıcanlar tuzda beklerken kuşbaşı dogranmış etleri, arpacık soğanlarla birlikte tavaya alın 2 yemek kaşığı zeytinyağı ilave edip, arada sırada karıştırarak kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin.
  3. Daha sonra patlıcanların suyunu sıkarak tavaya alın ve 3 yemek kaşığı zeytinyağı ilave ederek, orta ateşte pişirin. (Ben çok ağır olmaması için kızartmadım ama siz isterseniz patlıcanları sıkıp kuruladıktan sonra kızartarak ta kullanabilirsiniz.)
  4. Patlıcanlarınız da piştikten sonra porsiyonluk güveç kaplarının içini yağlayın ve bir sıra etli-soğanlı karışımdan, bir sıra patlıcan olacak şekilde koyun ve su ile ezerek ve baharatlarla tatlandırarak hazırladığınız karışımı da tüm güveçlere eşit olacak şekilde paylaştırın.
  5. En üste domates ve biber dilimlerini koyarak. 175 derecedeki fırında 30 dakika fırınlayın.

Afiyet Olsun...


18 Eylül 2007 Salı

KAVUN REÇELİ

Reçel ve meyveli tatlıları sevenler mutlaka denemeli...

MALZEMELER:
  • 2 kg dilimlenmiş kavun (tercihen sarı uzun kavun)
  • 750gr şeker
  • limon suyu

YAPILIŞI:


Tencereye kavun ve şekeri, bir sıra kavun, bir sıra şeker olacak şekilde güzelce koyun. Buzdolabında 2-3 saat kadar dinlendirdikten sonra, ocağa koyup kaynamaya bırakın. Kaynamaya başladıktan sonra, köpük oluşmasını engellemek için, 1 çay kaşığı tereyağını ilave edin ve kısık ateşte 45 dakika (daha doğrusu reçel kıvamını alıncaya) kadar kaynatın. Ocaktan almaya yakın yarım limonun suyunu ilave edin ve 1-2 dakika kadar kaynatıp ocaktan alın. Sıcakken kavanozlara koyup, ağzını sıkıca kapatın.


* Benim kullandığım kavun biraz yumuşak olduğu için pişerken çok dağıldı bende bu yüzden reçel piştikten sonra robotton geçirip marmelat yaptım. Siz biraz daha sert bir kavun kullanırsanız böyle bir sorunla karşılaşmazsınız.


17 Eylül 2007 Pazartesi

KABAK TATLISI

MALZEMELER:
  • 2 kg balkabağı
  • 1 kg tozşeker
  • 1/2 su bardağı su
  • Dövülmüş ceviz
YAPILIŞI:

Dilimlenmiş kabakların yarısını tek sıra halinde tencerenin dibine dizin ve üzerine şekerin yarısını ilave edin. Üzerine bir sıra daha kabak dizip, kalan şekeri de serpin. Daha sonra suyunuda ilave edip, yüksek ateşte kaynamaya bırakın. Kaynamaya başlayınca kapağını kapatıp, kısık ateşte kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirin. (yaklaşık 40-45 dakika) Kabaklar piştikten sonra eğer şerbeti hala sıvı kıvamda ve fazlaysa, 15 dakika kadar da tencerenin ağzı açık olarak pişirin. Soğumasını bekledikten sonra, dövülmüş cevizle servis yapın.

Afiyet Olsun..


* Antakya mutfağına ait olan bu tatlı, Antakya'da, pişerken dağılmasını önlemek ve yüzeyinin kabuk tutmuş gibi sert olması için, 1 gece kireç kaymağında beklettikten sonra pişiriliyor ve servis yaparken mutlaka tahin gezdiriliyor tatlının üzerine... Bilginize.. (:

16 Eylül 2007 Pazar

FIRINDA SOMON

Ablam'ın Kırmızı Biber Çorbasına yazdığı yorumu anneme okuduktan sonra, annem Cumartesi sabahı hemen babamı Yenikapı'ya balık alamaya yolladı. Bu telaşın sebebi açıktı, Sarıyer'den çok büyük bir taş gelmişti bize ve bizimde kendimizi affettirebilmek için, özel bir haftasonu menüsü hazırlamamız gerekiyordu...

Gerçi son 1 yıldır, yani ablam Sarıyer'de yurtta kalmaya başladığından beri, haftasonu menülerimiz mutlaka daha farklı oluyor. Haftasonun yaklaşmasına yakın, evi bir telaş sarıyor, ablamın sevdiği yemekler gözden geçiriliyor, aralarından birkaçı seçilip en güzel şekilde yapılıyor ve onun kapıyı çalması bekleniyor.

Bu arada her ne kadar zil sesi herkes için aynı çalsa da, annem, ablamın gelişini zilin sesinden anlıyor ve "İşte geldi diyip hemen kapıya kuşuyor". Annelik dedikleri bu olsa gerek...

Tabi tüm bunlar olurken bana da:

"Sarıyer'den ablam geliyorrr,
Evde bir bayram havası
Annem, babam O'nu ne çok severmişşşş."

şarkısını söylemek düşüyor... (:


MALZEMELER:
  • 1 adet dilimlenmiş Norveç Somonu
  • 2-3 diş sarmısak
  • tuz, karabiber, pul biber, kekik,...
  • 1 adet defne yaprağı
  • 1 adet dilimlenmiş kuru soğan
  • 1 adet dilimlenmiş patates
  • 1 adet etli Kırmızı biber

YAPILIŞI:

Balığı dövülmüş sarmısak ve baharatlarla tatlandırdıktan sonra, diğer tüm malzemeyle birlikte fırın poşetine alın ve 180 derecedeki fırında kızarana kadar pişirin.

Afiyet Olsun..


* Tarif tek kişiliktir.

14 Eylül 2007 Cuma

KIRMIZI BİBER ÇORBASI


Sıcakların İstanbul'u terk etmesi, yazlık sezonunu kapatan annemin eve gelmesi, ve bütün bunların üzerine bir de Ramazan'ın gelmesi, çorba vaktini getiren yeterli ve geçerli sebeplerdendir... (: Ramazan'da, çoğu kişi gibi, benim için bir çorbanın bir de tatlının yeri ayrıdır. Annem de bunu bildiği için bu seneki ilk iftar menümüz için , benim mercimekten sonra 2. favori çorbam olan, Kırmızı Biber Çorbası 'nı ve tatlı olarak ta, patenti bana ait olan (: Tahinli Muhallebi'yi yapmıştı.

Ama malesef tatlılar ben fotograflarını çekemeden bittiği için, şimdilik sadece çorbanın tarifini yayınlayabiliyorum... Tahinli Muhallebi borcum olsun... (:



MALZEMELER:

  • 7-8 adet salçalık kırmızı biber
  • 500gr domates
  • 1 adet kırmızı soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 1 litre su
  • 1 çorba kaşığı zeytinyağı

YAPILIŞI:

Kırmızı biberleri fırında ya da ocakta közleyin. Közlenen biberleri soyun ve biberlerin yarısını ayırıp kalanını küp küp doğrayın. Yağı ısıtıp, piyazlık doğranmış soğanları ve sarmısakları ilave edin ve soğanlar yumuşayana kadar karıştırarak 4-5 dakika soteleyin. Daha sonra küp küp doğradığınız biber ve domatesleri ilave edip pişmeye bırakın. Domatesler ğiştikten sonra suyunu ilave edin ve kısık ateşte 20 dakika kadar kaynatın. Bu arada ayırdığınız kırmızı biberleri ince ince doğrayın. Çorbanızı ocaktan alıp pürüzsüz bir hal alana kadar blendırlayın ve ince doğranmış biberleri ilave edip 1-2 dakika kaynatın.

Afiyet Olsun..



* Biberleri fırından aldıktan sonra soğuk suya batırıp çıkarırsanız daha rahat soyarsınız.
* Çorbada su yerine eğer varsa tavuk suyu ya da et suyu kullanırsanız, çorbanız daha lezzetli olur.

10 Eylül 2007 Pazartesi

SELANİK GEVREĞİ

Bundan 2 sene önce, yani 2005 yılının Haziran ayında, Pasta yapımını öğrenmek için bir kursa gitmeye karar verdim. Ama bu alandaki kursların içeriklerini araştırıp, fiyatlarını öğrendikten sonra bu sevdadan vazgeçtim; çünkü kursların içerikleri hem tam olarak istediğim gibi değildi hem de fiyatları çok yüksekti. Bende bunun üzerine bir kaç pastaneye mail atıp imalathanelerinde "stajyer" olarak görev almak istediğimi belirttim. Ve beklediğim olumlu cevabı Dilek Pastanesi'nden aldıktan sonra da, yaklaşık 1.5 ay Dilek Pastanesinin imalatında çalışıp bir pastanede yapılabilecek tüm ürünlerin (pasta, cheesecake, her türlü unlu mamül, dondurma, limonata,... ) yapımını görüp öğrenme imkanı buldum. İşte bu Selanik Gevreği Tarifi de Dilek Pastanesi'nin bana öğrettiği tariflerden biri.


MALZEMELER:

  • 4 yumurta
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 4 su bardağı un
  • 1 su bardağı antep fıstığı
  • 1,5 su bardağı kuru meyve karışımı (incir, kayısı, üzüm)
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • 2 çay kaşığı anason
  • yarım paket kabartma tozu
Evde anason olmadığı için ben koyamadım. Ama anason hem tarifin orjinalinde olduğu hem de kurabiyelere çok farklı bir tat verdiği için mutlaka kullanılmalı.

YAPILIŞI:

Çukur bir kapta yumurtaları ve şekeri, yumurtalar kabarıncaya kadar mikserleyin. Yumurtalar kabardıktan sonra sıvıyağı ve anasonu ilave edin ve 1 dk kadar karıştırın. Daha sonra unu ve kabartma tozunu eleyerek ilave ettikten sonra kuru meyveleri, fıstığı ve sirkeyi de ilave edip karıştırın. Kek hamurundan daha yoğun olan bu karışımı fırın tepsisine yayın ve 170 derecede pişirin.

Tepsiyi fırından aldıktan sonra bir süre soğuması bekleyin ve daha sonra 1-2cm kalınlığında dilimleyin. (Ben Selanik Gevreği'ni çok ince sevdiğim için, 1cm kalınlığında dilimledim ama siz isterseniz daha kalın da dilimleyebilirsiniz.) Dilimlediğiniz kurabiyeleri tepsiye tekrar dizdikten sonra 15 dk kadar fırınlayın. Biraz kuruduktan sonra fırından çıkarıp soğumaya bırakın.

Afiyet Olsun..

*Bu besleyici kurabiyeleri çay ve peynir eşliğinde tüketmenizi öneriyorum..

Bu arada unutmadan... Eğer olur da bir gün yaptığınız kek hamur olursa onu hemen Selanik Gevreği'ne çevirip o şekilde tüketebilirsiniz. (:

5 Eylül 2007 Çarşamba

ZENCEFİLLİ PEKMEZLİ KURABİYE


Tijen İnaltong'u takip edenler Erzincan'ı "Dut Cenneti", Mustafa Sarıgül'ü takip edenlerse, "Etrafı dağlık, ortası bağlık" olarak bilir Erzincan'ı. Mutfak ve Yemek Kültürüyle ilgilenenler de bilir bu iki meyvenin Pekmezle dolayısıyla da, Pekmezin Erzincan'la olan ilşikisini. (:

Aslen Erzincanlı olduğumuz için, her sene benim yoğun isteğim üzerine ev yapımı pekmezimiz ve pestilimiz özel olarak yapılır ve yollanır. Tamamen doğal olan bu meyvelerden tamamen doğal yollarla yapılan bu pekmezi tattıktan sonra da, karamelize edilmiş şekerli su olan hazır pekmezleri alıp tüketemiyor insan.

15-20 gün içinde Erzincan'dan yeni mahsüller geleceği için evde kalan pekmezi gönül rahatlığıyla bu tarifte kullandım. Bu tarifte pekmez gibi bir doğal şekeri kullanmak, bu kurabiyeyi hem biraz daha sağlıklı hem de daha lezzetli bir hala getirdi. Sizde, pekmez bal gibi faydalı besinleri sevmeyen çocuklarınızı bu tarz kurabiye ve keklerle kandırıp, onların bu faydalı besinleri tüketmesini sağlayabilirsiniz.

Bu arada bence Nutellayı bir süreliğine rafa kaldırın ve pekmezi en yakın arkadaşı tahinle buluşturup, sahur sofralarınızdan eksik etmeyin. (:

* Erzincan'dan gelen pekmez için, tamamen doğal yollardan yapılan, diyorum çünkü mutfak robotuyla değil kendi kurdukları farklı bir sistem sıkıyorlar meyvelerin suyunu -2005 yazında bizzat pekmez yapımında rol aldığımda görmüştüm ve bir mühendis adayı olarak hayran kalmıştım bu kurdukları mekanizmaya- Aslında elinde kamera görüntüleri de vardı pekmez yapımının ait ama malesef kaseti bulamadığım için görüntüleri blogumda yayınlayamıyorum.

MALZEMELER:
  • 125gr tereyağı
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 yumurta
  • 4 yemek kaşığı pekmez
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • yarım çay kaşığı toz zencefil
  • yarım çay kaşığı tarçın
HAZIRLANIŞI:

Derin bir kapta yağı ve şekeri (şekerden yarım çay bardağı kadarını, daha sonra kurabiylerin üzerine serpmek üzere ayırın) kabarıp krema kıvamına gelene kadar mikserleyin, krema kıvamına geldikten sonra yumurtayı ilave edip yumurta yağ-şeker karışımıyla özleşene kadar karıştırmaya devam edin. Daha sonra bu karışıma pekmez ve limon suyunu da ilave edin. Bu arada ayrı bir kaba unu ve diğer tüm kuru malzemeleri eleyip karıştırın ve sıvı karışıma ilave edip hamur kendini toparlayıncaya kadar yoğurun. Kurabiyelere şekil vermeden önce vaktiniz varsa mutlaka hamuru en az 1 saat kadar buzdolabında dinlendirin. Şekil verirken hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp ayırdığınız toz şekere bulayıp fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. (Kurabiyelerin pişerken yayılıp birbirlerine yapışma ihtimalini ortadan kaldırmak için özellikle aralıklı dizmeye çalışın) Önceden ısıtılmış 170 derecedeki fırında 12-15 dakika pişirin. Kurabiyeler fırından çıktıklarında size biraz yumuşak gelebilir ama merak etmeyin soğuduktan sonra mutlaka biraz daha sertleşeceklerdir.

* Bu kurabiyeyi yaparken eğer tadını seviyorsanız ve biraz daha sağlıklı olmasını istiyorsanız, şeker miktarını düşürüp pekmez miktarını artırabilirsiniz.

Afiyet Olsun...

3 Eylül 2007 Pazartesi

PİZZA

Her ne kadar yaz sıcakları için pek uygun bir tarif olmasa da, ramazan sofralarında sucuklu pideye ya da böreğe alternatif olabilir..


MALZEMELER:
  • 250gr un
  • 125ml su
  • 1 çay kaşığı şeker
  • tuz
  • 1/2 paket toz maya
  • üzeri için ketçap, sucuk, mantar, kaşar, zeytin, mantar, domates, yeşil ve kırmızı biber, kekik, pul biber...
HAZIRLANIŞI:

Unu hamur yoğurma kabına eleyin ve tuzu, şekeri ve toz mayayı ilave edip harmanlayın. Ortasını havuz gibi açıp azar azar su ialve ederek pürüzsüz bir hamur elde edinceye kadar yoğurun. Hamuru top şekline getirip üzerine nemli bir bez örtüp buzdolabında dinlenmeye bırakın.

*En iyi sonucu almak için pizza hamurunun enaz 6 saat dinlenmiş olması gerekir, eğer zamanınız varsa mutlaka bunu uygulayın hamurunuz çok daha lezzetli olacaktır.

Dinlenen hamurunuzu merdane yardımıyla açın ve yaglanmış tepsiye koyun.

Hamuru fırın tepsisine koyduktan sonra, üzerine ketçap sürüp sucuk ve biberleri dizin.

Biberlerden sonra zeytin ve mantarları da pizzanızın üzerine yayın. Pizzada mantar kullanacaksanız, direk hamurun üzerine değil diğer malzemelerin üzerine koyarsanız mantarlarınız sulanmadan pişer, ve daha lezzetli olur.


Daha sonra dilimlenmiş domateslerinizi dizip, pul biber ve kekik serptikten sonra ısıtılmış fırında, pizzanızın altı kızarana kadar pişirin. Ben kaşarı pizzanın pişmesine 5 dakika kala ilave ediyorum böylece eriyen kaşar kuruyup sertleşmiyor.


Afiyet Olsun..